Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Organik Asidemiler

organik asidemiler

Metabolik asidoz normal asit-baz dengesini korumak için idrar asidifikasyonunun yetersiz kaldığı bir durumdur. Kalıtsal metabolizma bozukluklarında sıklıkla renal tübüler asidoz oluşur ve bu durum idrar asidifikasyonunun bozulmasının sonucucudur. Kalıtsal metabolizma bozukluklarından kaynaklanan metabolik asidoz, atılması gereken metabolik asit yükünün aşırı artması nedeniyle olur.Bu durum, yani asidoz, asit idrar, normal böbrek işlevi ve anyon açığının aşın artması kendini gösteren dolaşan asitlerdeki yükseklikle karakterizedir. Normal plazmada (Na [Cl + HC03]) formülü ile ölçülen anyon açığı 10-15 mEq/L ‘dir. Metabolik asidoz organik asitlerin birikimi sonucunda bu değerin sıklıkla 30 mEq/L ya da daha fazla olmasına yol açar. Gerek birincil bir hastalık olarak böbrek yetersizliği gerekse dehidratasyonla ilişkili hipoperfüzyon anyon açığını arttırabilir. Basit dehidratasyonda genellikle 25 mEq/L’yi geçen anyon açığı oluşmaz, ancak hasta bir çocukta rehidrasyon tamamlaymcaya kadar anyon açığını değerlendirilmesini geciktirmek gerekebilir.
Açlık Ketozu ve Ketotik Hipoglisemi Çocuklarda asidozun en sık görüldüğü durum viral hastalıkların seyrinde kusmanın eşlik ettiği açlıktır. Klinik belirtiler neden olan hastalığa ait olanlardır ; asidoz hafiftir, ketonüri ile birliktedir ve karbonhidrat alımına hemen yanıt verir. Açlığa bu normal yanıtta, kan glükoz düzeyi görece düşüktür (genelde 50-70 mg/dL, ancak ender olarak daha düşük) ve hipoglisemi ile ilgili hiçbir semptom yoktur .

Buna karşın, ketotik hipoglisemi sık görülen ama anormal bir durumdur. Açlığa karşı toleransı olmayan bir çocuk ketotik bir stresle karşılaştığında, sempotomık hipoglisemi ile birlikte kasılmalar ve/veya komaya kadar ilerleyebilir. Stres önemli (ör., kusma ile birlikte olan viral infeksiyon) ya da hafif (normal gece açlığının birkaç saat uzaması) olabilir. Ketotik hipoglisemi genellikle ilk kez yaşamın 2. yılında ortaya çıkar. Diğer yönlerden sağıldı çocuklarda oluşur ve genellikle sık öğünlerle ve stres döneminde: glükoz verilerek tedavi edilir. Klinik belirtiler tipik olarak yaşamın ilk 5-6 yılında sınırlı bir hale gelir. Kar: bonhidrat toleransı, glukoneogenezis ve hormon yanıtlan karakteristik olarak normaldir.

Laktik Asitoz
Dokuların çoğunda, glukoz C02 ve H20′a okside olur ve piruvat ara ürünüdür . Mitokondrilerde oksidatif sürecin bozulması pirüvat birikimine yol açar. Laktat dehidrogenaz vücutta çok fazla bulunduğundan ve bu enzimle katalize edilen denge pirüvattan çok, büyük ölçüde laktan tercih ettiğinden pirüvat birikimi laktik asidoza neden olur. Mitokondrilerde oksidasyon sürecini’ en sık bozan etken, anoksi ve/veya iyi olmayan perfüzyona bağlı olan oksijen eksikliğidir. Bu nedenle kalp durması, şok, ağır siyanoz ve belirgin konjestif kalp yetersikiğinde laktik asidoz beklenir. Siyanür, sülfit ve karbon monoksid gibi zehirler, anokside olduğu gibi mitokondrilerde respiratuvar zincirin son reaksiyonunu bloke ederek laktik asidoz oluştururlar .

Respiratuvar zincirindeki defektler de laktik asidoz oluşturulabilir. Respiratuvar zincirin karmaşıklığı göz önüne alındığında, tip ve nedeni değişik çok sayıda defektin bulunması şaşıma değildir. Bazılarında otozomal resessif kalıtım, bazılarında mitokondrial (matemal) kalıtım görülürken diğerlerinde kalıtsal bir özellik gözlenmez. Miyopati çok sıktır, genelüde kas biyopsisinde düzensiz kırmızı flbriMer görülür. Göze çarpan üç antite şunlardır: (1) Keams-Sayre sendromu (oftalmopleji, retina dejenerasyonu ve düzensiz kırmızı flbriMer), (2) MERRF (düzensiz kırmızı fibriller ile birlikte miyoklonik epilepsi), (3) MELAS (miyopati, ensefalopati, laktik asidoz, inmeler. Alpers sendromu (gri cevherde konvülsiyonlarla seyreder dejeneıatif hastahk) ve Leigh hastalığı (subakut netaotizan ensefalomiyelopati) moleküler patogenez.açısından aynıdır, ancak klinik olarak öncelikle santral sinir sistemi belirtileri vardır. Laktik asidoz spesifik piıüvat reaksiyonlan bozulduğu zamanda oluşur. Pratik olarak pirüvat için üç yol vardır:

1. Protein yapımı ve glükoneogenezis için glutamat ile transaminasyon sonucu alanin oluşması; reaksiyon alanin tranşferaz ile katalize edilir.

2. Asetil koenzim A (CoA) oluşturmak için dehidrogenasyon ve dekarboksilasyon; reaksiyon pirüvat dehidrogenaz kompleksi ile katalize edilir (PDH).

3. Oksaloasetat oluşturmak için karboksilasyon; reaksiyon pirüvat karboksilaz (PC) ile katalize edilir.

Alanin kas ve diğer dokularda yapılır; hepatik glükoneogenezisde önemli bir yapı taşır. PDH reaksiyonu pirüvat oksidasyonunda ilk adımdır ve PC reaksiyonu glukoneogenezi başlatır. PDH ve PC’de kalıtsal defektler tanımlanmıştır. Bildirilen klinik hastalıklanndaki PDH eksikliği yelpazesi yaşanun ilk aylarındaki tedaviye yanıt vermeyen, ölümcül asidozdan, karbonhidrat yerine yağ verilmesi ile iyileşen ataksi ataklarına kadar sıralanır. PDH eksikliği bazı Leigh hastakğı olgularında da gösterilmiştir. PC eksikliği, okzaloaseta transami’ nasyonu ürünü olan aspartateksikliğine bağlı hiperamonyemi ile karakterize olan ve hızla ölümcül seyredebilen bir yenidoğan hastalığına neden olabilir. Eksikliklerin daha hafif olduğu bebeklerde metabolik asidoz ve mental retardasyon görülür. Pratikte, kalıtsal metabolizma bozukluklarına bağlı laktik asidozla ilişkili ilk klinik belirtiler çoğu kez spesifik değildir. Bu nedenle hastanın değerlendirilmesi gerek birincil gerekse ikincil olasılıklan içeren geniş bir yelpazeyi kapsamalıdır .

Organik Asidemiler

Propionat Yolu Bozuklukları

Propionil-CaA aminoasilerin ve lipidlerin önemli bir katabolik metaboliti olup, propionat yolu adı verilen reaksiyonlar ıfeisinde süksinil-CoA’ya dönüşür . Dizideki anahtar basamak 5deoksiadenosil kobalaminin kofaktörü olan süksinil-CoA’nın metilmalonil-CoA’dan oluşumudur; bu kofaktör kobalamini (B12 vitamini) içeren bir reaksiyon dizisinin ürünüdür. Bu yoldaki basamakarın birçoğundaki defektler gösterilmiştir ve hepsi ketotik hiperglisineml sendromunu oluşturur. Spesifik antiteler spesifik defekilete göre adlandırılır (ör., propionik asidemi, metilmalonik asidemi, beta-ketotiolaz eksikliği).

Yenidoğan döneminde başlayabilen ketotik glisinemi klinik belirtileri (1) Ketoasidoz, (2) Hiperglisinemi, (3) Nötıopeni, (4) Trombositopeni (5) Hiperamonyemi ve (6) Hipoglisemi nöbetlerinden oluşmuştur. Yaşamın ilk aylarından sonra, metabolizması bozuk asidin birikimine bağlı olarak genellikle hafif-orta derecede metabolik asidoz, vardır. Katabolik stres dönemleri sırasında sendromun ara elemanlarını içeren krizler oluşur, ancak görünüşte hazırlayıcı br olay olmaksızın da meydana gelebilir. Nötropeni dönemleri sırasında, ağır bakteriyel infeksiyon riski artar. Büyüme geriliği ve gelişme bozukluğu çok yaygındır. Bildirilen defektlerden herhangi birinin neden olduğu sendtom otozomal resesif geçişle kalıtımsaldır. Bazı metilmalonik asidemi olgularından yüksek doz B 12 vitamini ile tedavi yararlıdır. Diğerlerinde, tedavi besinsel proteinin ya da propionilCoA’nın spesifik aminoasit ön maddeleri (İzolösin, valin, metioriil, treonin) kısıtlanmasıdır. Ek karnitin verilmelidir. Barsak bakterileri önemli miktarda propionat oluşturduklarından, barsaktaki bakteri topluluğunu azaltmak için antibakteriyel ilaçların verilmesi propionik asidemi ve vitamin B12′ye yanıt vermeyen metil malonik asidemi de yararlı olabilir.

İsovalerik Asidemi

İsovalerik asidemi propionat yolunda defektle ilgili asidemilere benzer klinik belirtiler gösterir; ancak iki önemli ferklılık vardır:

1. İsovalerik asidemili bebeklerde “terli ayak” kokusu olması

2. Glisin tedavisinin isovalerik asitin oldukça zararsız bir konjugaa olan isovalerilglisin oluşumunu hazırlandırarak yarar sağlamasıdır.

Beta Oksidasyonu Defektleri

Yağ asitleri katabolizması asetil gruplarının seri, oksidatif olarak çıkarılmasıyla (her biri asetil-CoA olarak), yağ asitlerinin zincir uzunluğu ve diğer özellikleri ile ilişkili olan bir grup enzimlerle katalize edilen reaksiyonlan izler; örneğin çok uzun zincirli açil-CoA dehidrogenaz (VLCAD), uzun zincirli açil-CoA dehidrogenaz (LCAD), orta zincirli açil-CoA (MCAD), kısa zincirli açil-CoA dehidrogenaz (SCAD) ve en az iki zincir uzunluğu için 3-hidroksiaçil-CoA dehidrogenazdır. MCAD eksikliği belirgin olarak açlığa karşı hepatik adaptasyonu bozan, yenidoğanda en sık. görülen betaoksîdasyon bozukluğudur, Normal yağ asidi oksidasyonunda ve keton cismi yapımında ve böylece glukoz kullanımında yetersizlik vardır.

Hipoketotik hipoglisemi Reye sendromu olarak sık görülen bir belirtidir (ensefalopati ve ağır karaciğer fonksiyon bozukluğu ile organlarda yağlı dejenerasyon). Reye sendromu benzeri hastalıklar kişide ya da ailede tekrarlayıcı olabilir. Nadiren, ani bebek ölümü sendromu MACD eksikliği olan bebeklerde olabilir. Daha nadir olan diğerlerinin çoğu, yağ asidi oksidasyonu bozukluklan MCAD’den daha çok iskelet ve kalp kasım tutar (bkz., Glutarik Asidüri Tip ü). Betaoksidasyon hastalıklannın hepsinde karnitinin ve inkomplet okside olan yağ asitlerinin kamitin esterlerinin idrarla aşın atılması ile kamitin eksikliği oluşabilir.

Hidroksimetilglutaril CoA liyaz eksikliği, beta oksidasyon bozukluğu olmamasına rağmen, bozulan ketogenezis yoluyla açlığa hepatik adasyon olayı ile etkileşme girer . Klinik belirtiler MCAD eksikliğine benzer, ancak kamitin eksikliği MCAD eksikliğine göre daha az belirgindir, çünkü hidroksimetüglutarik asit karnitinle ester oluşturmaz.

Bu hastalıkann tanısı klinik tablo ve hipoketotik hipoglisemi ile desteklenir. Kesin tanı idrarda organik asitlerin, açükarnitin patenimin ve enzim özelliklerinin analizi ile konur.

Tedavi yüksek karbonhidratlı diyet, ek kamitin verilmesi, açlığın engellenmesi ve stresler sırasında dekstroz verilmesinden ibarettir.

Karnitin eksikliği

Karnitin yağ asitlerinin mitokondri iç membranından taşınmasında kritik önemi olan bir kofaktördür. İnsanlarda lizinden yapılır ve kırmızı et ve süt ürünlerinde de bulunur. Karnitin eksikliği ya birincil (ör., karnitinin normal yapımında ya da normal taşınmasındaki yetersizliğe bağlı) ya da ikincildir (ör., katabolizması genetik olarak bozuk olan organik asitlerin karnitin esterlerinin fazla miktarda atılmasına bağlı). Birincil karnitin eksikliği kesin olarak gösterilmemiştir, ancak organik asidüriler arasında birçok ikincil, karnitin eksikliği örnekleri vardır, en belirgin olanian propionat yolundaki bozukluklar ve uzun ve orta zincirli yağ asitlerinin beta oksidasyonu bozukluklandır.

Karnitin eksikliğinin klinik belirtileri asetoasetık ve beta-hidroksibütirik asit oluşturamama, hipoglisemi, dalgınlık, bitkinlik, kas zayıflığı ve kardiyomiyopatiyi içerir.

Karnitin ile tedavi bazı olgularda dramatik iyileşmelere neden olur ve genel olarak, katabolize olmayan organik asitlerin anlımmı kolaylaşsın ve karnitin eksikliğini önler.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.