Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Parenteral | Santral Venöz | Periferik İntravenöz Besleme

Parenteral | Santral Venöz | Periferik İntravenöz Besleme

Enteral beslenme normal büyüme için besinsel gereksinimleri karşılamazsa, total parenteral beslenme (TPN) gerekir. Enteral beslenme daha fizyolojik, daha ucuz ve komplikasyonlan daha az olduğundan tercih edilir. Büyüme için enteral yolla yeterli besin sağlanamazsa, hasta parenteral beslenme ile desteklenir. Başlıca TPN indikasyonlan (1) Doğumsal gastrointestinal anomaliler, (2) Ağır nekrozitan enterokolit, (3) Kısa barsak sendromu, (4) Enteral beslenmeye yanıt vermeyen inatçı diyaredir. TPN travma, yanık, malign hastalık, çoğul organ yetersizliği ve ağır infiamatuvar barsak hastalığı bulunan hastalarda da yararlıdır. Genellikle, önce periferik venöz bir giriş kullanılır; periferik yol kullanılmazsa santral bir yol açılarak TPN yapılır. Uzun süre TPN gereksinimi olan hastalarda, tedaviye başlamadan önce santral venöz yol açılır. Birkaç durum dışında (ör,, belirgin sıvı kısıtlaması), hem santral hem de periferik yoldan uygulanan TPN yeterli beslenme desteği sağlanabilir. İntravenöz beslenme solüsyonlan protein, kalori, elektrolii, vitamin, mineral (demir dışında), eser elementler ve esansiyel yağ asidi gereksinimlerinin tümünü karşılar. Olguları çoğunda demir eklenebilir ya da ayn verilebilir. Protein dışı enerji karbonhidrat (dekstroz) ve %20 lipid emülsiyonlan ile sağlanır.

Periferik intravenöz Besleme

9610-12 destroz ile %2-3 amino asit solüsyonlarıa dayalı periferik TPN büyük çocuklar için yaklaşık 0.8-2.0 gr protein/kg/24 st, gününde doğan ve büyük bebekler için 1.5-3.0 gr/kg/24 st, gününden önce doğan bebeklerde 2.5-3.5 gr/kg/24 st protein sağlar. Glukoz ve amino aside dayalı solüsyonları kalori yoğunluğu eriyiğin osmolalitesi ile sınırlıdır (9610 glukoz = 550 mOsm). Yoğunluğu 600 mOsm/L’den daha yüksek eriyikler periferik verilerde flebite neden olur. Kalori yoğunluğu yüksek, ancak lipid osmolaritesi düşük emülsiyonlar genellikle esansiyel yağ asiti eksikliğini önlemek için gereken.toplam.kalorinin 963-5 ‘den daha fazlası kadar ek kalori sağlar. Lipid infüzyon hızı başlangıçta 0.5-1.0 gr/kg/24 st’dir ve daha sonra 2-4 gr/kg/24 st’e çıkılır. Beslenmenin termik etkisi için kalori harcaması yapılmadığından, intravenöz kalori gereksinimi enteral gereksinime göre yaklaşık %10 daha azdır .

Santral Venöz Beslenme

Santral TPN özellikle dekstroz yoğunluğu yönünden periferik TPN’den farklıdır; periferik TPN’deki %10′a karşılık santral TPN’de %20. Ağır sıvı kısıtlaması ve/veya lipid tahammülsüzlüğü olan dumdumlarda, %20-30′a kadar dekstroz santral yoldan kullanılabilir. Cerrahi girişimle subklavian ya da juguler venin bir dalına silikon lastik kaplı bir katater yerleştirilir, kateter subkütan olarak göğüs ön duvarının dış j’anına yönlendirilir ve sağ atrium içine superior vena cava’ya doğru irilir. Santral venlerdeki kan akımının yüksek olması hiperosmolar solüsyonları riskini azaltır. Lipid infüzyonu kalori gereksinimini karşılayacak şekilde kayarlanır; en az toplam kabrinin %3-5′ini karşılayacak miktarda en çok da 2-4 gr/kg/24 st olacak şekilde verilir. Protein (aminoasit), vitamin ve eser minerallerin alımı hastaya göre değişir.

TPN’nin etkinliği ve güvenirliği için venöz giriş yeri ve yerleşimi, sıvı ve elektrolit dengesi, büyüme, metabolik yanıtın dikkatle izlenmesi gerekir. Laboratuvar incelemeleri kan glukozu, üre nitrojeni, kreatinin, kalsiyum, fosfor, magnezyum, bilirubin , albümin, karaciğer enzimleri ve trigliserid ölçümlerini kapsar. Bunlar TPN’ye başlamadan önce ve infüzyon boyunca her hafta ölçülür. Serum trigliseritleri infuze edilen lipid miktar 2 gr/kg/24 st den kalori gereksinimine yetecek düzeye (3-4 gr/kg/24 st) çıkarken dikkatle izlenmelidir.

TPN komplikasyonlan metabolik, teknik (katetere bağlı) ya da infeksiyöz olarak sınıflandınlır. Uzun süre (> 2 hafta) TPN gereksinimi olan bazı hastalarda hepotobiliyer işlev bozukluğu görülür. Kolestaz konjüge hiperbilirübinemi, hepatosellüler enzimlerde orta derecede artış ve nadiren geri dönüşsüz karaciğer yetersizliği ile birliktedir. Hepatobiliyer işlev bozukluğunun patogenezinde birkaç etkenin (açlık, toksik aminoasitler) sorumlu olduğu düşünülmekle birlikte bunlardan hiçbiri esas olarak tanımlanamamaktadır. TPN’ye bağlı kolestaz tanısı bir istisnadır; burada sepsis, yapısal anormallikler, arantitripsin eksikliği, kistik fibrozis, viral hepatit ve yenidoğanın metabolizma bozukluklan (galaktozemi, tirozinemi) gibi diğer hıperbilirübinemi nedenleri de düşünülmelidir. Kolestaz gelişirse TPN derhal kesilmeli ve enteral beslenmeye geçilmelidir. înfeksiyonu önlemek için, kateter yeri deneyimli personel tarafından aseptik solüsyonlarla temizlenir; sistem içine girişten kaçınılır ve gerekirse steril teknikle yapılır.

Küçük bebeklerde uzun süreli cnceral nazogastrik ya da parenteral beslenme, oral beslenme alışkanlığının gelişimini devre dışı bıraktığında davranış gelişiminde gecikmelere neden olabilir. Yalıncı emzikler bu komplikasyonlan önleyebilir. Bebek emmeyi ya da yutmayı öğrenmemişse, bebeğe bu işlevlerin öğretilmesi için ekip yakla mı gerekir.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.